10 SORUDA HERŞEY MEHTER

16- MEHTER

  • Mehter nedir?

Osmanlı yeniçeri ordusunun askeri bandosudur. Etimolojik olarak, Osmanlıca’ya çokça etkisi olan Farsça’daki “Mihter” kelimesinden gelmektedir ki, bu kelimenin manası ise “büyük, ulu”dur.

 

  • Mehter hangi amaçla kurulmuştur?

Mehter, Osmanlı devletinin dostuna güven, düşmanına korku veren şanlı ordusunun bugünkü manadaki bandosudur. Amaç, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir sesle, düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Mehter takımı sadece savaş zamanında düşmanları etkilemek amaçı ile çalınmaz  Mehter Takımı her gün padişahın bulunduğu yerde; yani padişah seferde ise çadırın önünde, değilse saraydaki muayyen yerinde ikindi namazından sonra nevbet vururdu  Bundan başka yatsı namazından sonra üç fasıl mehter çalınıp padişah’a dua edilir, sabaha karşı divan halkını namaza kaldırmak için yeniden nevbet vurulurdu  Ayrıca, Yedikule, Eyyub ( Bugünki Eyüp ), Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Anadoluhisarı, Üsküdar ve Kızkulesi’nde aynı saatlerde mehterhane çalınırdı  Buralarda vazife gören mehterlerin mevcudu bin kadardı  Devlet merkezlerinin dışındaki kalelere de muayyen vakitlerde mehterhane çalınırdı  Ayrıca sadrazamların, derya kaptanlarının, vezirlerin, beylerbeyilerin mehter takımları bulunurdu  Bilhassa sefer zamanlarında askeri çoşturmak ve düşmanın maneviyatını bozmak konusunda mehterlerin büyük hizmeti ve faydası olmuştur

Hükümdar’a ait mehterhane 12 kat, yani her aletten 12 tane çalınırdı  Diğerleri ise, çalındığı yerin seviyesine göre yedi katlı veya dokuz katlı olurdu  Padişah sefere giderse, mehter takımı iki misline çıkarılırdı  Köseler yalnız padişahların mehterhanelerinde bulunur, sadrazam ve sair vezirlere ait mehterlerde bulunmazdı  Hükümdar sefere gittiği zaman, padişah mehterhanesi saltanat sancaklarının altında durup çalınırdı  Sefer esnasında önce padişahın, yoksa serdar’ın mehterhanesi ve sonra üç tuğlu paşaların yani vezirlerin, daha sonra ikişer tuğluların ( beylerbeyilerin ) mehterhanelerinin çalınmaları kanundu  Muharebe zamanında düşmana yaklaştığı zaman mehterin sesi arttırılır, bu sırada davul çalandı “ Yekdir Allah Yek ” ( Tekdir Allah Tek ) diye bağırırlardı

  • Mehter ne zaman kurulmuştur?

İlk kez Osmanlı Devleti’ni beylikten devlete dönüştüren Orhan Gazi döneminde düşünülmüş, ancak fiilen kurulması ise oğlu I. Murad döneminde 1362-1365 yılları arasında gerçekleşmiştir.

 

  • Mehteran takımı hangi görevlilerden oluşur?

    TUĞLAR
    Türkler’de, hükümdarlık, vezirlik, beylerbeyilik, sancak beyliği gibi askeri görev ve memuriyet işareti olarak kullanılmıştır
    Osmanlılarda dönemlere göre sayısı değişmekle birlikte; Padişahın yedi tuğu, Sadrazamların beş tuğu, Vezirlerin üç tuğu, Beylerbeyinin iki tuğu, Sancak Beylerinin ve Mirlivaların birer tuğu bulunurdu

    Çorbacıbaşı
    Mehterin yürüyüşü sırasında en önde yürüyen kişidir
    Osmanlılarda dönemlere göre sayısı değişmekle birlikte; Padişahın yedi tuğu, Sadrazamların beş tuğu, Vezirlerin üç tuğu, Beylerbeyinin iki tuğu, Sancak Beylerinin ve Mirlivaların birer tuğu bulunurdu

    Sancaklar
    Ordunun gurur timsali olan bayrağa verilen addır Osmanlıların kullandığı ilk sancak Selçuklu Hükümdarı II  Giyaseddin Mesud’un Osman Gazi’ye gönderdiği Ak Sancak’tır

    Osmanlı Ordusu’nda çeşitli dönemlerde her askeri birliğin ve ortaların ayrı ayrı sancakları bulunmaktaydı  Hatta Padişahın, ordu üst rütbeli görevlilerinin de kendilerine ait sancakları mevcuttu  Hepsinin şekil ve renkleri farklı idi  Osmanlı Sancakları içinde en kutsal ve önemli olan Sancak-ı şeriftir

    Zurnazen (Ser zurnazen)
    Mehterde Zurna çalanlara verilen isimdir  Zurna da bize has bir müzik aleti olma özelliğini halen korumaktadır.Mehterin kaldırıldığı her dönemde Zurna davulla beraber halkın gönlündeki yerini her zaman korumuştur
    Yüzyıllardan beri bütün düğün ve kutlamalarımızdaki yerini hala korumaktadır

    Boruzen (Ser nefiri)
    Mehterde boru çalanlara verilen isimdir  Boruda Dünyada bütün orkestralarda, müzik gruplarında mızıka takımlarında kullanılmıştır ve halen kullanılmaktadır

    Zilzen (Ser zincirî)
    Mehterde Zil çalanlara verilen isimdir  Mehter de yüzyıllardır kullanılmakta olan Zil bu gün de tüm askeri ve sivil bandolarda ve orkestralarda kullanılmaktadır

Davulzen (Ser tebbal)

TEBBAL : Mehterde Davul çalanlara verilen isimdir  Davul; Türklerin çok eskiden beri kullandıkları baş çalgıdır  Kaynağı Orta Asya’dır  Davul, Selçuklu Türkleri’nce Anadolu’ya getirilmiş, Osmanlı Türkleri aracılığıyla da Avrupa’ya yayılmıştır
Davullar çeşitli büyüklükte olabilirler  Büyüğüne Kaba Davul, küçüğüne Cura Davul ya da Davulbaz denir  Güney Doğu Anadolu da büyük davula Nağara denilmektedir

Cevgen
Mehterde ucunda küçük ziller bulunan bir sopa şeklinde müzik aletini kullananlara verilen isimdir   Bu müzik aleti de sadece Mehtere has bir müzik aletidir  Başka yerde kullanılmaz

Kös
Mehterde Kös çalan kişiye verilen isimdir  Daha önceleri Kös sadece padişah mehterlerinde kullanılırdı  3 Selim diğer mehterlere de Kös konulmasına izin vermiştir
3  Selim zamanından bu yana tüm mehterlerde Kös bulunur  Kös Mehterin yürüyüşü sırasında Mehterin gerisinde bir at sırtında taşınırdı

Nakkarezen (Ser nakkarezen)
Nakkare (Kudüm) ağızları deri kaplı , birbirine bağlı farklı büyüklükte iki çömlekten oluşan bir çalgı olup mehterde bunu çalanlara Nakkarezen ismi verilmektedir
Gövdenin yüksekliği 30cm  küçük gövdenin çapı 11-14 cm , büyük gövdenin çapı 24-28 cm dir  Nakkare halen günümüzde de kudüm ismi ile tasavvuf musikisinde kullanılmaktadır
 

  • Mehterde hangi çalgılar kullanılmıştır?

Osmanlı mehterinde; zurna, boru, kurrenay ve mehter düdüğü gibi nefesli, üflemeli, kösdavulnakkare, zil ve çevgân gibi vurmalı ya da çarpmalı çalgılar yer almıştı. Tüm çalgıların sayısı eşit tutulmuş ve bu sayıya dayanarak mehterin kaç katlı olduğu belirlenirdi.

 

  • Mehteran takımı neden iki ileri bir geri yürür?

Çok yaygın bir yanlış bilgi olarak mehter geleneğinde “iki ileri, bir geri” diye bir adım ve yürüyüş tarzı yoktur. Mehter takımı yürüyüşlere daima ‘besmele’ ve sağ ayakla başlar. Yürüyüş yapılırken her üç adımda sağa ve sola dönülüp selam verilir. Bu mehter takımının sağa ve sola ‘Rahimallah ve Kerimallah’ manasına gelen selamlama yürüyüşüdür. Yürüyüşlerde geri adım atılmaz, daima ileri gidilir.

 

  • Mehter ne zaman kaldırılmıştır?

1826 yılında II. Mahmud’un Yeniçeri Ocağını kapatmasıyla kaldırılmıştır. Sonradan 1914 yılında Türkçülük akımının kuvvetlenmesi üzerine Enver Paşa’nın emriyle Mehteran-ı Hakaniye adıyla yeniden kuruldu ve askeri müzeye bağlandı.

 

  • Mehter, dünya müziğini nasıl etkilemiştir?

Batı müziğinin şahaserlerini yazmış olan Mozart, Bizet gibi besteciler mehter muziğinin etkisinde kalarak Türk Tarzında (Ala Turka) denilen besteler yapmışlardır. Bunlara Mozart’ın Türk Marşını, Bizert’in Arieziyen süitini örnek verebiliriz. Batı orkestraları, zilleri mehterden almışlardır.

Hindistan’daki Türkmen Bey’leri de mehtere benzer takımlar kurmuşlardır.

 

  • Mehteranın duası nasıl yapılır?

Yeniçerilerin olduğu gibi Mehteranın da Piri Hacı Bektaşi Veli olup, her icraattan önce mutlaka Peygamber, Ali ve Hacı Bektaşi Veli adına dua okunması(Gülbang) ve marşlarda adlarının zikredilmesi gelenektendir. Üç önemli sembol yer alır; ocak,sancak ve zafer.
“Mü’miniz Kalû-Beli’den beri… Hakkın Birliğine eyledik ikrar… Bu yolda vermişiz seri… Nebimiz vardır Ahmed-i Muhtar… La Yezal mestaneleriz… Nur-ı ilahide pervaneleriz… Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile… On iki imam Pir-i tarikat cümlesine dedik beli… Üçler, beşler, yediler… Nur-ı Nebi Kerem-i Ali, Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli… Demine devranına Hü diyelim Hü!”

 

 

 

 

 

Allah Allah
Celilü’l- Cebbar, Muinu’s-Settar,
Haliku’l-leyli ve’n-Nehar,
Layezal, Zü’l-Celal,
birdir Allah! Anın birliğine,
Resul-ü Enbiya
Peygamberimiz Cenab-ı Ahmed-i
Mahmud-u Muhammed Mustafa
Al-i evlad-ı Resul-i Mücteba
imdad-ı ruhaniyetine!
bil-cümle İslamın sıhhat ü selametine,
Devletimizin beka u temadisine,
ordularımızın devam-ı muzafferiyetine
üçler, yediler, kırklar, göçenler,
demine devranına
”Hu” diyelim
”Huuu”

Eli kan, kılıcı kan,
sinesi üryan, ciğeri püryan,
meydan-ı şehadette Allah yoluna revan.
Kahrımız, gazabımız düşmana ziyan!
Adülden korkmadık,
korkmayız hiçbir zaman.
Kur’an’da zafer vaadediyor
Hazreti Yezdan.

Uğrun açık olsun ey serdar-ı mücahid!

Hüda kılıncını keskin etsin,
ömrünü gün gibi medid!
Fahr-i alemi hoşnud ettin;
Hakk, gazay-u ekberin
etsin mübarek ve said!

Nasrun minallahi ve
fethun karin.
Ve beşşiri’l- mü’minin.

Ya Muhammed!

Allah Allah Allah
Allah Allah Allah…

Yektir Allah! Yektir Allah!
Yektir Allah!
İllallah!